|
CADILAR
CADI ?
Geceleri dolasarak
rastladiklarina kötülük yaptigina inanilan kisi.
Tirnaklari uzun ve pis kadinlar için kullanilir. Cadi
süpürgesi bir agaç dalindan süpürge gibi sik ve
karmakarisik dalciklardan meydana gelen urumsu topak
çesitli mantarlardan kiraz ve erik agaçlardan, köknarda
(melamsproraceae) familyasindan mantarlar veya bir
virüsten ileri gelen cadi süpürgesi, mantarlarin gizli
tomurcuklara yaptigi uyarici etkiye karsi bitkisel
dokularin karsi koyma ve korunma araci olarak
düsünülebilir.Avrupada tarih öncesi devirlerden beri
cadilara inanildigi anlasiliyor. Nitekim M.Ö. 3000
yillarindan kalma magara resimlerinde görülen bir
boynuzlu yaratigi cadi olarak
nitelendirebiliriz.Ispanya'dan Rusya'ya
kadar uzanan bir alanda bu tip resimlere rastlanmistir.
Misir Tarihi uzmani Margaret Murra'ya göre
Hristiyanligin cadi inanci daha önceki putperest
devirden kalmadir. Bu konuda kötü ruhlarla isbirligi
yapan cadilarin gerçekten varoldugu vya bunlarin tamamen
efsane oldugu gibi çesitli yorumlar yapilmistir.
Incil'de cadilardan sözedilmekte, ilk Israil krali
Saul'un cadiligi yasak ettigi anlatilmaktadir ama burada
söz konusu olan cadi tam anlamiyla yukarida anlatildigi
gibi degil daha çok gelecegi gördügünü ileri süren bir
kahin tipidir.Eski Yunan'da
Hemeros cadilardan sözetmistir. O çagda bilinen en ünlü
cadi Medea'dir. Romali Sair Horatius "Satirae" adli
eserinde mezarlikta bulusan iki cadinin yaptiklarini
uzun uzun anlatir. Daha sonraki yüzyillarda cadilik
birden bire artti. bunda seytanin tanri kadar güçlü
oldugunu savunan Dualist görüsün de yayginlasmasi etkin
bir rol oynamis olabilir. Böylece XIV. yy. da cadilar
yakilmadikça içlerinden seytanin çikarilmasi mümkün
olmayan günahkarlar sayilmis bunlar engizisyon
mahkemelerinde yargilanmislardir. Bu devirlerde
cadilarin Cuma geceleri mezarliklar da keçi kiligina
giren Seytan'la bulustuklarina zehirli otlar, hayvan ve
insan cesetlerinin bazi parçalari ve idam mahkumlarinin
elbiseleriyle büyü yaptiklarina, Tanri kadar güçlü
saydiklari Seytan'a taptiklarina, yeni dogan çocuklari
çalip cesetleri yediklerine ve istedikleri kisinin
balmumundan yaptiklari tasvirini yakarak o kisiyi
öldürdüklerine inanirlardi.1487 de iki papaz
"Hericus Institoris ve Jakop Sprenger" tarafindan
cadilarla ilgili bir kitap yazildi ve Almanya'ya bu
kitabi yolladi. "Cadi Tokmagi" adli bu kitap gerek
Katolikler gerekse Protestanlarca büyük ilgi gördü.
Kitap cadiligin kökünde doymak bilmez bir cinsi istegin
yattigini öne sürer. Pisman olanlarin ömür boyu
hapsedilmelerini, tövbe etmeyenlerin ise yakilmalarini
ögütler. Ayrica eser psikiyatri tarihi açisindan da
önemlidir. Çünkü bir insanin birdenbire aklini
kaybetmesinin o insanin içine kötü ruhlarin girmis
olmasi seklinde açiklar.Günümüzün bazi
topluluklarinda Afrika'daki Barotse Yeni Zelanda'daki
Maori' de Guetemala'daki Kise Kizilderililerinde genel
olarak cadilara inanilirCadilar tabiat üstü
güçlere sahip olduklarini bazi yerlerde açikça
söylerler. Pekçok yerde cadilarin gece bulustuguna,
tabiat üstü güçler kullanarak biryerden biryere çok
çabuk gittiklerine, zehirli içkiler hazirladiklarina,
suçunu kabul eden cadinin artik büyü yapamayacagina ve
bir süre sonra ölecegine inanilir.Büyü yapilacak
insana ait birsey ( tirnak, saç, elbise parçasi gibi.. )
büyü araci olarka kullanilir. Divan edebiyatinda cadinin
adi Farsça "cadü" dür.Eski Türklerde cadi
hortlamis bir insandir ve hortlamasi için ölünün
gömülmeden önce isiksiz bir odada birakilmasi,
gömülmeden üstünden kedi atlamasi gibi sebepler vardir.
Hortlayan ölünün mezari üzerine ates yakilirsa
cadiliktan kurtulanacagina inanilirdi. Hristiyan halk
inanisina göre cadi bir ölü degil bir insandir.
Masallarimizdaki cadi Hristiyanlarda oldugu gibi büyücü
bir kocakaridir.
|